basortusu-yasakları

Dünya Genelinde Kıyafetleri Sebebiyle Kadınlara Yapılan Baskı Artıyor

Güncel, Kadın ve Cinsel Eşitlik

Kadın bedeni her baskıcı sistemin hedef tahtalarından biridir. Ona bir şekilde bir şeyleri dayatmak dindar veya seküler baskıcı sistemlerin alameti farikalarından birisidir. Bir yanda zorla başörtüsü, peçe veya uzun elbise giydirme gayreti diğer yanda başörtüsünü, pantolonu şiddetle yasaklama, kamusal alanda kadına diz boyu etek ya da pantolon giyme zorunlulukları aynı zihniyetin farklı yansımalarıdır. “Dünya genelinde kıyafetleri sebebiyle kadınlara yapılan baskı artıyor” yazısı bir PEW araştırmasını inceler.

Seküler veya dinsel ideolojilerden kaynaklı baskılarda açıkça tahakküm etme isteği görülür. Birçok örnekte de baskıcı sistemlerin erkek egemen bakış açıları kendisini belli eder. Baskının uygulanmasında kadınların da aktif rol oynaması bu gerçeği değiştirmez. Bu zihniyet için kadının bedeni, kıyafeti, davranışlarını kontrol etmek neslin geleceğini, ulusun, dinin veya ideolojinin başarısını etkileyecektir. Kadın ve onun doğurganlığı, modernleşmesi veya dindarlaşması amaca ulaşmayı kolaylaştıracaktır. Bu sebeple kadın kontrol altında tutulmalıdır.

Kısaca Araştırma Bilgisi

Bu analizde, PEW Research Center’in Dünya ülkelerinde kadınlar için uygulanan seküler-dinsel kıyafet sınırlamalarıyla ilgili araştırması tanıtılacaktır. 2020’nın sonunda yayınlanan  VIRGINIA VILLA imzalı araştırma Dünya’da sosyo-politik gelişmelere karşın hala baskıcı bir zihniyetin devam ettiğini göstermektedir. Üstelik baskı uygulamak sadece “geri” kalmış-bırakılmışlıkla da ilgili görülmemektedir.

Toplumda baskı unsurları farklı şekillerde karşımıza çıkmaktadır. Yasal sınırlamalar ve cezalar, toplumdan dışlama sıklıkla karşılaşılan cezalandırma yollarıdır. Çoğu ülkede seküler veya dindar yaşamı korumak için kadınlarla ilgili sınırlamalar kanunlarda sıkı sıkıya belirlenmiştir. İsrail’den İran’a, Fransa’dan Tunus’a, Arabistan’dan Afganistan’a çoğu ülkede bu türden yasaklar işbaşındadır. Diğer yandan toplumsal taciz de (Social harassment) sıklıkla gördüğümüz bir baskı çeşididir. Direkt devletin kolluk kuvveti olmasa da buradan cesaret alan veya sahip olduğu aşırı fikirler sebebiyle başkalarının yaşam tarzına yapılan her türlü müdahale toplumsal tacizi tanımlar. Taciz fiziksel, sözlü, ima yollu yapılabilir. Sonuçta bir kişi ya da grubun dışlanmasına yönelik her türlü eylem bu kategoridedir.

Toplumsal taciz, dışlama, ötekileştirme, de-humanize etme (şeytanlaştırma) bir biriyle ilişkili kavramlardır. Genelde nüfus olarak baskın grubun toplumun geri kalanını baskı altına almasının araçlarıdırlar. Ancak bazen de azınlık fakat güçlü grubun toplumun geneline baskı uygulaması şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Her durumda da toplumsal tacizin belirleyici sınırı dışlanan bireyin bunu hissetmesidir. Bazen bir duvara çizilen resim, bazen bir ima bazen de bir çift kalıplaşmış, sıradanlaşmış söz tacizin sebebi olur.

Yasakçı Ülkeler Artıyor

2018’deki başka bir araştırmanın bulgularından faydalanılarak hazırlanan bu araştırmaya göre 2013 sonrasında Dünya’da kadın kıyafetleri konusunda yasakçı ülke sayısı önemli bir artış göstermiştir. Araştırmada sınırlamaların ağırlık noktasını başörtüsünün oluşturması dikkat çekicidir. Halen 61 ülkede başörtüsü takma zorunluluğu veya yasağı vardır. Maalesef baskı giderek artmaktadır.

2013’te 41 ülkede başörtüsü takmak veya takmamak yasak konusuyken 2018’de 20 ülke daha bu yasakçı kervana katılmıştır. Yeni yasakçı ülkeler ağırlıklı olarak Batılı gelişmiş ülkeler ve başörtüsü ya da peçe konusunda değişik şekillerde sınırlamalar koymaktadırlar.

Bulgulardan yola çıkarak son beş yıllık periyotta kadın kıyafetleri konusunda devletlerin aksine baskıcı-taciz edici tutum ve davranışların pek değişmediği söylenebilir. Devletler düzeyinde artan baskıya karşılık toplumsal düzeyde bir artışın görülmemesi sevindiricidir. Elbette bunun düşüş eğiliminde olması sağduyulu herkesin temennisidir.

Ülkelere Göre Yasaklar ve Çeşitleri

Dünya’da yasakçı ülkelerin bölgelere göre dağılımı aşağıda görülmektedir. Bu ülkelerde yasaklar iki türlüdür. Bunların ağırlıklı olarak seküler yaşam tarzı doğrultusunda getirildiği görülmektedir. Avrupa ve Amerika ülkelerinin bir çoğundaki peçe ya da okullardaki başörtüsü kısıtlamaları bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Kadınların kıyafetleri konusundaki yasaklar katı laiklik ve İslamcılık kaynaklı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. 45 Avrupa ülkesinden 21’inde kadınların peçe, burka gibi yüzü tamamen kapatacak kıyafetlerle eğitim alması ya da bazı durumlarda kamusal alanlarda bulunmaları sınırlandırılmıştır. Hemen tamamı Müslüman coğrafyada olan yaklaşık 15 ülkede de dini sebepli baskılar belirlenmiştir.

Sonuç

Kadın kıyafetleri konusundaki yasaklar birçok yerde tartışılmaya devam etmektedir. Açıkçası yakın gelecekte, Avrupa’da güçlenen aşırı sağ eğilimlere bağlı olarak, bu yasakların sertleşmesi beklenebilir. Yine ABD özelinde gelişen popüler sağ eğilimli siyasetin de benzer bir sonuç doğurması şaşırtıcı olmayacaktır. Batı dünyasında Müslümanların artan görünürlüğü ve ikinci, üçüncü kuşakların bu ülkelerde kalıcı olduklarını hissettirmesi yerli halklarda kimlik krizlerini tetiklemektedir. Buralarda gelişen sağ-milliyetçi politik hareketlerin asıl besleyenlerden birisi bu tepkisel durumdur. Artan milliyetçi ya da ulusal tepkilerin ilk yöneldiği şeylerden birisi kuşkusuz başörtüsü olmaktadır.

İslam toplumlarında ise 1970’lerden beri giderek artan dini politik etkinlik bazı ülkelerde şeriat uygulama beklentisini artırmaktadır. Batı yanlısı iktidarların birçok yerde iktidarlarını koruyamaması ve artan baskılar sebebiyle İslamcıların yönetimi kısmen yada tamamen ele aldıkları yerlerde kadın kıyafetleri tartışma konusu olmaktadır. Batı’daki başörtüsü tartışmalarının seyrine göre Müslüman toplumlarda da karşı yönde bir baskılama hamlesinin yaşanması şaşırtıcı olmayacaktır. Bu ülkelerin çoğunda yakın geçmişte uygulanan katı laiklik ve buna bağlı başörtüsü yasaklarının bugün tersine dönme tehlikesi vardır. Rövanşist politikalar ve halkın desteğine yönelik popülist yaklaşımlar bu değişimi hızlandırabilir.

Bir cevap yazın